lx9Ulc0. Ayaklarınız sanki alev almış gibi mi hissediyorsunuz? Ayak yanmasını tedavi etmeye yarayacak bu doğal reçeteleri ayak yanması sendromuna iyi gelecek bazı ipuçlarından ve doğal reçetelerden bahsedeceğiz. Bu sayede, sinir hasarları ve hastalıkları sebebiyle oluşabilen bu rahatsız histen daha kolay yanması çoğunlukla diyabetik nöropati hastalarının yaşadığı bir durumdur; ancak bu semptomlar beslenme eksiklikleri, kasa fazla yüklenmek ve enfeksiyon gibi birçok farklı sebepten ortaya yanma, altında yatan soruna göre hafif ya da şiddetli olabilir. Karıncalanma, uyuşma, enflamasyon gibi çeşitli semptomlar yaşayabilirsiniz. Neyse ki bu durumu hafifletecek bazı doğal reçeteler bunların ne olduğuna bir bakalım!Ayak Yanması ve Doğal ÇarelerAyak yanmasına iyi gelen bu reçeteleri denemeden önce altında yatan sebebi tespit etmek çok önemlidir. Bunlar derdinize doğal bir çare olabilir ama asıl sorunun tedavi edilmesi gerekecektir. Örneğin, ayağınızdaki yanma hissi enfeksiyon ya da bir sinir hastalığından kaynaklıysa mutlaka doktora danışmalısınız. Bu özellikle diyabet olup olmadığınızı öğrenmek için çok bu yanma hissi; kas yüklenmesi, stres veya uygun olmayan ayakkabıların devamlı kullanımına bağlıysa hiç düşünmeden bu doğal reçeteleri bazılarına Epsom tuzuBu tuz çeşidi ayak kaslarını gevşetmek için en çok kullanılan doğal çarelerden tuzuyla karıştırdığınız suda ayaklarınızı bekletmek, ayaktaki yanma veya ağrıyı hafifletmek için geçmişten beri kullanılan ve hala geçerliliğini koruyan doğal terapilerdendir. Sinir, kas ya da dolaşım problemlerinin yarattığı rahatsızlık için İlk önce bir kase sıcak suya yarım bardak epsom tuzu karıştırın. Daha sonra, bu solüsyona ayaklarınızı batırın ve 15-20 dakika karışımın içinde bekletin. Suyun aşırı sıcak olmamasına dikkat edin. 2. ZeytinyağıZeytinyağıyla ayağa masaj yapmak, ayak yanmasına iyi gelen çareler listesinin hep en başında olmuştur. Zeytinyağı daha çok yemek yapımında kullanılan bir ürün olsa da, iyileştirici etkilerinden faydalanmak için de çok fazla tercih edilir. Harici olarak uygulamak kasları gevşetir, şişme ve karıncalanma hissine iyi Önce birkaç yemek kaşığı zeytinyağını, cilde uygulamaya uygun sıcaklığı aşmayacak şekilde ısıtmakla başlayın. Daha sonra ayaklarınızı ovalayarak nazikçe masaj yapın. 10 dakika yaptıktan sonra dinlenin. Dilerseniz bu tedaviyi gece yatmadan önce her gün tekrarlayın. 3. Ayak yanması için ipuçu kekikKekik anti-enflamatuvar etkileri sayesinde, ayaklardaki yanma için hem taze hem de kuru ve hatta yağ halinde kullanabileceğiniz bir eklem ağrısı, karıncalanma ve enflamasyona iyi gelen timol adında bir madde içerir. Böylelikle, hem bitkinin kendisini hem de yağını ayak yanması tedavisine takviye olması için gönül rahatlığıyla İlk başta taze kekiği bir kap kaynar suya ekleyin. Daha sonra, oda sıcaklığına ulaşana kadar ağzı kapalı bir şekilde bekletin. Kekikli suyu bir kase suyla karıştırın ve ayağınızı bu suyun içinde 20 dakika bekletin. Delirseniz 5 damla kekik yağı ile zeytinyağı karıştırarak masaj yapabilirsiniz. 4. Keten tohumu yağıKeten tohumu yağı, içeriğindeki omega 3 yağ asitleri ve antioksidanlar ile iyileştirici bir yağ olarak bilinir. Bölgesel olarak uyguladığınızda sinir sisteminin aktivitesini düzenler. Ayrıca kan dolaşımını arttırır ve enflamasyonu İlk önce bir yemek kaşığı keten tohumu yağını avuçlarınıza dökün. Daha sonra avuçlarınızı birbirine sürterek yedirdikten sonra 10 dakika ayaklarınıza masaj yapın ve dinlenin. 5. Sıcak ve soğuk suSıcaklık değişimi ayak kaslarının açılması, gevşemesi ve rahatlamasına yardımcı son reçetemiz ise çok basit ve düşük bütçeli olduğu için herkes tarafından rahatlıkla kullanılabilir. Bu reçete, sadece sıcak su ile soğuk su arasında geçiş yapmaktan oluşan bir tedavi. Bu basit terapi ile kaslarınız, tendonlarınız ve sinirleriniz zorlanmanın ardından kendini daha çabuk Ayaklarınızda yanma hissi olduğu zaman ilk önce ayaklarınızı sıcak suya koymakla başlayın. 3 dakika kadar bekleyin ve sonrasında ayaklarınızı soğuk su dolu kaba batırın. Bu işlemi 2 ya da 3 defa, ayaklarınız rahatlayana kadar tekrarlayın. Ayak yanması için birebir bu reçeteler rahatsızlığınızı genel anlamda hafifletecektir. Ancak, semptomlarınız kötüye gidiyorsa ya da geçmiyorsa ve özellikle de diyabet hastasıysanız tedavi olmak için tıbbi yardım almalısınız. Bunun yanı sıra; ağrı veya yara, şiddetli yanma, yanmanın bacaklara kadar çıkması, parmaklarda hassasiyet gibi semptomlara karşı da dikkatli ki bu yazımızı keyifle okudunuz. Ayaktaki şişliğe iyi gelecek ev yağımı doğal çarelere de göz atmak isterseniz, buradan çekebilir ...
Yemeğe başlarken niyet Yemeğe başlarken, Allahü teâlâya ibadet etmek, Onun kullarına faydalı olmak, dinimizi, ebedi saadet ve huzur yolunu bütün insanlara yaymak için kuvvet elde etmeye niyet etmeli. Yiyip içmenin farzları 1- Yiyince doymayı, içince kanmayı, Allahü teâlâdan bilmek. 2- Helâlinden yiyip içmek. 3- O yemekten kuvveti geçinceye dek, Allahü teâlâya kulluk etmek. 4- Eline geçene kanaat etmek. Sünnetleri 1- Yiyip içmeye başlarken Besmele çekmek, [Herkese hatırlatmak için yüksek sesle söylenebilir.] 2- Yemeğin sonunda Elhamdülillah demek, 3- Yemekten önce ve yemekten sonra el yıkamak, [Yemekten önce gençler, yemekten sonra önce yaşlılar el yıkar.] 4- Sağ elle yiyip içmek, 5- Tabağın kenarından, kendi önünden yemek, 6- Sağ ayağı dikip, sol ayaküstüne oturmak, 7- Yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmek, [Bu şifadır. İlk ve son lokma ekmekle yapılır ve ekmekteki tuza niyet edilirse, bu sünnet yerine getirilmiş olur.] 8- Elle yenebilenleri, üç parmakla yemek, 9- Ekmekle karpuz yerken, ekmeği sağ ele alıp, sonra karpuzu sol elle yemek, 10- Kapta kalanı sıyırıp yemek, [Hoşaf, ayran gibi şeylerin artığına su koyup, çalkalayıp içmek çok sevabdır. Sonra yemek şartıyla, tabakta, bardakta artık bırakmak caizdir. Resulullah efendimiz, müminin artığını yemeyi severdi.] 11- Elini yıkamadan önce, parmaklarındaki yemek artıklarını yalamak, 12- Yemekten sonra dişleri misvak veya kürdanla temizlemek. Dişler arasından kürdanla çıkarılan şeyleri yutmamalıdır. [Bu temizliği musluk başında yapıp, diş arasından çıkan kırıntıları, lavaboya atmalı, sofrada bulunanları iğrendirmemelidir.] Müstehabları 1- Sofrayı yere kurmak, 2- Elbisesi temiz olarak sofraya oturmak, 3- Arpa ekmeği yemek, 4- Ekmeği elle parçalamak. Ekmek bıçakla kesilebilirse de, bıçakla lokma haline getirilmez. Yemeği başkası için, bir yaşlı için hazırlayan, onun yiyebileceği şekilde lokma hâline getirebilir. Pişmiş eti bıçakla kesmemeli. 5- Ekmek ufaklarını zayi etmemek, 6- Sirke yemek, 7- Lokmayı küçük almak, 8- Lokmayı iyice çiğnemek. Mekruhları 1- Sol eliyle yiyip içmek, 2- Yiyeceği yemeği koklamak, 3- Besmeleyi terk etmek. [Yemek arasında da olsa hatırlayınca Besmele çekmelidir.] 4- Yerken hiç konuşmamak, [Ateşe tapanların âdetidir. Neşeli şeyler konuşmalıdır.] 5- Tuzluğu, tabağı ekmek üstüne koymak, elini, bıçağı ekmeğe silmek, [Bu ekmek yenirse, mekruh olmaz.] 6- Küflü ekmek, kokmuş yemek ve su mekruhtur. Haramları 1- Doyduğu halde yemeğe devam etmek, [Misafiri varsa, onun yemesine mani olmamak için, yer gibi davranmak gerekir.] 2- Sofrada çalgı, yabancı kadın, içki, kumar ve başka haram şeyler bulundurmak. 3- Yemekte israf etmek, [Gıda maddelerini, lüzumu kadar ölçerek almalı, ölçüsüz, çok almamalıdır. İsraf olur.] 4- Başkasının malını haksız olarak yerken Besmele çekmek, 5- Ziyafete davetsiz gitmek, 6- Başkasının malını izinsiz yemek, 7- Bedenine hastalık verecek şeyi yemek, 8- Riya ile hazırlanan yemeği yemek, 9- Adadığı şeyi yemek. Dikkat edilecek diğer hususlar 1- Ekmeğin içini yiyip kabuğunu bırakmak, pişkin yerini yiyip, gerisini bırakmak israftır. Kalanı başkası veya hayvan yerse israf olmaz. 2- Yol üstünde, ayakta, yürürken yiyip, içmemelidir. 3- Sağına, soluna, havaya bakmamalı, lokmasına ve önüne bakmalıdır. 4- Yiyip içerken ağzını çok açmamalıdır. 5- Sofrada elini, üstüne, başına sürmemelidir. 6- Öksüreceği ve aksıracağı zaman, başını geriye çevirmelidir. 7- Davette çağırılmadan, sofraya oturmamalıdır. 8- Sofrada herkesten çok yememelidir. 9- Açken de, yavaş yavaş yemelidir. 10- Önce büyükler başlamalıdır. 11- Üçten çok Ye! diyerek, kimseye sıkıntı vermemelidir. 12- Ev sahibinin sofraya oturmayıp hizmet etmesi caizdir. Birlikte yediği zaman, misafirleri doymadan, yemekten elini çekmemelidir. 13- Yemekte korkunç ve iğrenç şeyler söylememelidir. Ölümden, hastalıktan, Cehennemden konuşmamalıdır. 14- Misafir, sofraya gelen yemeklere dikkati çekecek şekilde bakmamalıdır. 15- Bir lokmayı yutmadan önce, ikinciyi eline almamalıdır. 16- Yemek arasında, bir şey için, hatta namaz için, sofradan kalkmamalıdır. Namazı önce kılmalıdır. Eğer, hazırlanmış yemekler soğuyacak veya bozulacaksa ve namaz vakti, yemekten sonra kılmaya elverişliyse, namazdan önce yemelidir. 17- Yemek kaldırıldıktan sonra, sofradan kalkmalıdır. 18- Ev sahibinin, misafire lokma uzatması ve eline su dökmesi iyi olur. Şimdi musluklar olduğu için su dökmeye gerek kalmaz. Elini kurulaması için havlu tutabilir. 19- Yemekten sonra ev sahibine, bereket, rahmet ve mağfiretle dua edilir. Giderken izin istenir. Siz de bize buyurun denir. 20- Ağzında, elinde et, yemek kokusu varken yatmamalıdır. 21- Çocukların elini de yıkamalıdır. 22- Tokken yatmamalıdır. 23- Yiyecek ve içecek kapları, kapaklı olmalıdır. 24- Nehirden, havuzdan eğilip, ağızla içmemelidir. 25- İçi görünmeyen ibrik, testi gibi kapların ağzından içmemelidir. Bardağa koyup içmelidir. 26- Fincanın, bardağın kırık yerinden ve sap kısmından içmemelidir. 27- Akşam yatarken yiyecek ve içecek kaplarının üstü örtülmelidir. 28- Müslüman’ın ve hele salih insanların artığını içmek bereketlidir. 29- İhtiyaçsız fâsıklarla birlikte yiyip içmemelidir. Sıcak yemenin zararları 1- Kulağı sağır olmaya sebep olur. 2- Benzi sarı olur. 3- Gözlerinin feri olmaz. 4- Dişleri sararır. 5- Ağzının lezzeti olmaz. 6- Karnı doymaz. 7- Anlayışı azalır. 8- Aklı az olur. 9- Hastalığa sebep olur. Az yemenin faydaları 1- Bedeni kuvvetlenir. 2- Kalbi nurlanır. 3- Hafızası kuvvetlenir. 4- Geçimi kolaylaşır. 5- Yaptığı işten zevk alır. 6- Allahü teâlâyı, çok zikretmiş olur. 7- Ahireti tefekkür eder. 8- İbadetlerinden aldığı zevk çoğalır. 9- Her şeyde isabeti çok olur. 10- Hesabı kolaylaşır. Hadis-i şerifte, İyiliklerin başı açlıktır. Kötülüklerin başı toklukturbuyuruldu. Yemeğin tadı, açlığın çokluğu kadar artar. Tokluk, unutkanlık yapar. Kalbi kör eder, alkollü içkiler gibi, kanı bozar. Açlık, aklı temizler, kalbi parlatır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki, İnsan kalbi, tarladaki ekin gibidir. Yemek, yağmur gibidir. Fazla su, ekini kuruttuğu gibi, fazla gıda kalbi öldürür. Bir hadis-i şerifte, Çok yiyeni, çok içeni Allahü teâlâ sevmez buyuruldu. Çok yemek, hastalıkların başı, az yemek [yani perhiz etmek] ilaçların başıdır. Midenin üçte biri yemeklere, üçte biri içeceklere ayrılmalıdır. Üçte birinin hava payı, yani boş olması, en aşağı derecedir. En iyi derece, az yemek ve az uyumaktır. Su içme adabı Suyu sağ elle içmelidir. İçeceği suya bakıp, sonra içmelidir. Üç nefeste içmelidir. Soluğu suya değil, bardağın dışına vermeli, nefes verirken, bardağı ağızdan çekmelidir. Yazın, serin içmelidir. Çok soğuk içmemelidir. Resulullah efendimiz, serin şerbet içmesini severdi. Ayakta içmeyiniz! buyururdu. Zemzem suyu, abdest aldıktan sonra kalan su ve ilaç yutmak için içilen su, ayakta içilebilir. Yolcu, her suyu ayakta içebilir. Aç karna su içmemelidir. Suyu yavaş yavaş emer gibi içmelidir. Ağzı doldurarak içmemelidir. Suyun hepsini bir solukta içmemelidir. Kaynar şeyi, soluyarak içmemeli. Soğutup, sonra içmelidir. Suya bir şey düşerse, parmakla veya kürdanla almak kolaysa almalı, alınamazsa, suyun bir parçasını dışarı dökerek gidermelidir. Hadis-i şerifte, Günahı çok olan, çok su dağıtsın! buyuruldu. Birkaç kişiye su verirken, önce âlimlere, sonra yaşlılara, en son çocuklara verilir. Yerken, yürürken, otururken de, bu sıra gözetilir. Kendisi sonra içmelidir. Yanında oturanlara bir şey verirken, kendi sağında olandan başlanır. Sonra, onun sağındakine olarak devam edilir. Sağdakinin izniyle önce soldakine verilebilir. S. Ebediyye Sual Yiyip içmekte sünnet şekli nedir? CEVAP Doymadan sofradan kalkılır, acıkmadan ve sofra haricinde yemek yenmez. Su her zaman içilir. Sual Yemeğe tuz ile başlamak sünnet midir? CEVAP Yemeğe tuz ile başlayıp tuz ile bitirmek sünnettir. Ekmekteki tuza niyet edince de bu sünnet yerine getirilmiş olur. Gunye Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki Ya Ali, yemeğe tuz ile başla! [Şir’a] Yemeğe tuz ile başlayıp tuz ile bitirenin vücudundan Allahü teâlâ yetmiş hastalığı giderir. [ Sual Su veya çay içerken bir kısmını bırakmak veya yemek yenince az bir şey bırakmak doğru mudur? CEVAP Doğru değildir. Hepsini yiyip içmelidir. Çünkü Resulullah efendimizin önüne konan yemekten hiç artmazdı. Sual Çatalı ekmeğe ve diğer unlu mamüllere batırmakta mahzur var mıdır? Ekmeğe hakaret olur mu? CEVAP Bunlar âdettir, mahzuru yoktur. Fakat lüzumsuz, keyf için batırılmaz. İhtiyaç halinde caiz olur. Çatalı ekmeğe batırmayı âdet haline getirmemelidir. Sual Sandalyenin arkasına yaslanıp yemek yemek uygun mudur? Yaslanmayıp yemek daha mı efdaldir? CEVAP Sofraya edepli bir şekilde oturmalı ve bu edebi sonuna kadar muhafaza etmelidir! Resulullah efendimiz yer sofrasına bazen diz çöker, bazen de sağ ayağını bükerek sol ayağı üzerine oturup buyururdu ki Yaslanarak yemek yemem! Ben ancak, Allahü teâlânın bir kuluyum; köle nasıl yerse öyle yer, nasıl oturursa öyle otururum.[Buhari] Yaslanarak yemek yemek haram veya mekruh değildir. Başkalarının yanında mazeretsiz yaslanmak edebe aykırıdır. Sandalyede dayanarak yemekte de mahzur yoktur. Kibirli şekilde yemek uygun değildir. Dayanınca rahat ediliyorsa dayanılır. Önemli olan başkalarına hava atmamalı, kibirli oturmamalı, rahat oturmalı. Sual Çok su içmek zararlı mıdır? CEVAP Evet, din kitaplarında çok su içmek zararlıdır deniyor. Doktorumuz diyor ki Çok fazla su içerse su zehirlenmesi olur, kalb yetmezliği, ödem gelişebilir, her şeyin fazlası zarardır. Böbreklerden atılma hızından daha fazla su alınırsa vücutta birikir. Ödem ve tansiyon yükselmesi yapabilir. Ancak idrar olarak atabiliyorsa problem olmaz. Çıkardığı idrar miktarından 600-700 cc fazla sıvı alınabilir. Adam günde 2 litre idrar yapıyorsa 6 litrede su içerse, bunun bir litresini de ter ve akciğer yolu ile atsa geriye 3 litre sıvı vücutta kalır. Bu da insanın fazla sıvı yüklenmesine ve dolayısı ile dolaşım ve solunum sistemlerinde problemlere yol açar. Çok su içmeyi gerektiren durumlar da vardır. Sual Sağdan başlamamak, suyu ayakta içmek bid’at değil midir? CEVAP Peygamber efendimizin, sağdan başlamak, entari giymek gibi âdet olarak yaptığı şeyleri yapmamak bid’at değildir. Bunları yapıp yapmamak, ülkelerin ve insanların âdetlerine bağlı olup, dini hükümler değildir. Her ülkenin âdeti başka başkadır. Hatta bir ülkenin âdeti zamanla değişir. Bununla beraber, âdete bağlı şeylerde de, zevaid sünnetlerde de [bir mazeret yoksa] Resulullah efendimize tâbi olmak, dünya ve ahirette insana çok şey kazandırır ve çeşitli saadetlere yol açar. Mektubat-ı Rabbani 2/55 Âdetlerle ilgili sünnetlere elimizden geldiği kadar uymaya çalışacağız, fakat unutursak veya tembellikle yapamazsak mekruh bile olmaz. Solak kimsenin sol el ile iş yapması mekruh değildir. Sünnet-i zevaid Resulullah efendimizin, ibadet olarak değil de âdet olarak devamlı yaptığı şeylere denir. Zevaid sünnetleri terk etmek mekruh değildir. Peygamber efendimizin giyiniş şekli, entari giyinmesi gibi, iyi şeyleri yapmaya sağdan başlaması gibi, sağ el ile yiyip içmek gibi, suyu oturarak içmek gibi şeyler sünnet-i zevaiddir. Redd-ül Muhtar Hadis-i şerifte buyuruldu ki Âdetlerle ilgili sünnete uymak bir fazilettir, terki ise hata değildir. [Muhtar-ül ehadis] Sual Meyve yemekten sonra mı yenir? CEVAP Âdete ve şahsın durumuna göre değişir. Yalnızken önce yemek daha uygun olur. Sual Testinin içine bakmadan kaldırıp içmek uygun değildir. Üç litrelik cam şişeleri dikip içmek caiz mi? CEVAP İçi görüldüğü için caizdir. Sual Küçük bardakla su içerken, her bardağı, bir nefeste olmak üzere, üç bardağı peş peşe içmek caiz mi? CEVAP Evet. Sual Zemzemi ayakta mı içmek lazımdır? CEVAP Evet. Sual Zayıflamak niyetiyle aç karnına su içmek caiz mi? CEVAP Evet. Sual İşi aksatmamak için ayakta çay içmek caiz mi? CEVAP Evet. Sual Zemzemi başı kapalı içmek mi evladır? CEVAP Evet. Sual Solak olanın, sol ile ile yiyip içmesi caiz mi? CEVAP Evet. Sual Dudağa bulaşan artığı ekmekle silip yemek caiz mi? CEVAP Evet. Sual Misafir, yanındaki misafire önüne konan meyve ve yemekten ikram edebilir mi? Evine götürebilir mi? CEVAP Ev sahibinin rızası olduğu anlaşılırsa, caizdir. Sual Dengeli beslenmek için bir yemekte tek gıda mı yemeli? CEVAP Tek gıda sıhhate sebeptir. Sual Çömelerek su içmek, oturarak su içmek hükmünde midir? CEVAP Evet. Sual Misafirliğe gidince, önümüze yemek konuyor. İzinsiz başlamanın mahzuru var mıdır? CEVAP Önünüze konduğuna göre, izinsiz başlanabilir. Ancak ev sahibinin başlaması sünnete uygundur. Yahut varsa o kavmin emiri önce başlar. Yahut âlim, fazıl bilinen biri de başlayabilir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir Sofrada yemeğe önce kavmin emiri veya ev sahibi veya kavmin iyisi başlasın. [İbni Asakir] Sual Eti ve ekmeği bıçakla kesmek caiz midir? CEVAP Ekmek bıçakla kesilebilir. Bıçakla lokma haline getirilmemeli. Eti pişirenin veya piştikten sonra yemeği hazırlayanın, bıçakla kesmesinde mahzur yoktur. Döner kebabını da, dönercinin kesmesinde mahzur olmaz. Sofradaki eti de, bıçakla küçük lokma haline getirmek için bıçakla kesmemeli. Eğer eti küçük hale getirmeden yiyemeyecek kimse varsa, hazırlanırken küçük lokmalar haline getirilir. Sual Yemeye, içmeye, abdest almaya başlarken besmeleyi unutan, başladıktan sonra besmele çekse sünnet yerine gelir mi? CEVAP Yemeğe başlarken besmele çekmeyi unutan, sonra çekse de, baştan çekilmiş sayılır. Ama, abdeste başlarken unutulunca, sonra besmele çekilse de, baştan çekilmiş sayılmaz. Nimet-i İslam Sual Sokakta toplumun içinde bir şeyler yiyip içmekte mahzur var mıdır? CEVAP Uygun olmaz. Sual Su içerken dikkat edilmesi gereken şeyler nelerdir? CEVAP Su içerken bir solukta içmemeli, üç defada içmeli. Terli iken soğuk su içmemeli, uyku arasında su içmemeli, çok su da içmemeli. Bunların vücuda zararları vardır. Bir hadis-i şerif meali Suyu ayakta içmeyin, vücuda zararlıdır. Yalnız abdestten artan su ve zemzemi şerif ayakta içilebilir. [Ey Oğul İlmihali] Davete gitmek Sual Düğün yemeklerine veya iftarlara davet ediliyoruz. Bazı davetlerde, zenginler, müdürler ve rütbeli kimseler bulunuyor. Hiç gariban kimse bulunmuyor. Kimi külfete giriyor, çok pahalı şeyler hazırlıyor, kimi de çok cimri davranıyor. Bir de oruç tutmayan kimseler de iftara bizi davet ediyor. Böyle davetlere gitmek uygun oluyor mu? CEVAP Haram ve mekruh işlenmeyen davetlere gitmek sünnettir. Bir hadis-i şerif meali Davet edilen yere gitmemek günahtır. Davetsiz yere gitmek hırsızlık olur. [Beyheki] Yemeğe davet ederken, Allahü tealanın rızası gözetilmelidir. Başka maksatlar gözetilmemeli. Yemeğe giden de, sünnet olduğunu, mümin kardeşini sevindirmeye niyet ederek gitmeli. Allah rızası için, niyet etmeden yemeğe davet edene bir günah yazılır. Niyet etmeden gidene, iki günah yazılır buyurulmuştur. Mekruh işleniyorsa, mekruhtan kurtulmak için davete gidilmez. Fakirlerin davetine gitmeyip de zenginlerinkine gitmek kibirdendir. Külfete girenin davetine gitmek gerekmez. Cimrinin davetine de gitmemelidir! Davet umuma şamil olmamalı, yani iyi kötü herkes geliyorsa, o davete gitmemeli. Bidat sahibinin, fâsıkın ve kötü kimselerin ve öğünmek için çok para harcamış olanın davetine gidilmez. İhya Sadece zenginlerin, müdürlerin bulunduğu davete gidilmemelidir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir En kötü yemek, zenginlerin davet edilip, fakirlerin davet edilmediği ziyafetteki yemektir. [Buhari] Sual Karşı cinsin artığını yiyip içmek caiz midir? CEVAP S. Ebediyye’de, Kadının artığını, yabancı erkeğin içmesi ve erkeğin artığını yabancı kadının içmesi, lezzet alacağı için mekruhtur deniyor. Mesela, bir bardakla su içip yarısını bırakır, diğer yarısını aynı ortamdaki karşı cinsten biri içerse, lezzet alabileceği için mekruh olur. Bir elmayı ısırıp yiyen kimse, yarısını da o ortamda bulunan farklı cinse mensup birine verirse, lezzet alma ihtimali olduğu için mekruh olur. Hiç lezzet almasa da yine mekruh olur. Yemekleri ağır yemeli Sual Yemekleri tez mi, yoksa yavaş yavaş mı yemek daha uygundur? CEVAP İyi hazmetmek için çok çiğnemek, yani ağır ağır yemek gerekir. Yemeği iyi çiğneyerek yemek sünnettir. Bu sünnete uyunca, mide ağrısı, gaz gibi şikâyetler görülmez. Elleri silmek Sual Yabancıların yemek davetinde, el yıkamak dikkati çekecekse, ıslak bir bezle silmek, yıkamak yerine geçer mi? CEVAP Evet. Sual Ayakta sigara içmek caiz midir? CEVAP Evet. Ayakta yemek Sual Ayakta çekirdek, şeker gibi şeyleri yemekte mahzur var mıdır? CEVAP Zaruretsiz, ayakta bir şey yiyip içmemelidir. Sual İslam Ahlakı kitabında şöyle deniyor Bir kimse, yemek için ellerini yıkayınca, ıslak olan parmaklarının ucunu gözlerinin pınarına koyup geriye doğru silse, o kimse, Allahü teâlânın izniyle, göz ağrısı görmez. Göz pınarı neresi ve hangi parmaklarla yapılır bu? CEVAP Göz pınarı, alt kirpiklerin altındaki oyuk kısımdır. Şehadet parmaklarının ucu ile yapılması daha uygun olur. Gözümü kör etme Sual Abdest aldıktan veya yemek için ellerini yıkadıktan sonra, ıslak olan parmakların ucunu gözlerin pınarına koyup çekerken nasıl dua etmeli? CEVAP Yâ Rabbî, gözlerimi hastalıklardan muhafaza et, harama bakmaktan koru ve gözlerime şifa ver diye dua etmek iyi olur. Akşam yemeği Sual Akşam yemeğini yememenin mahzuru var mıdır? CEVAP Evet mahzuru vardır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir Çok az da olsa akşam yemeğini yiyin, çünkü akşam yemeğini terk etmek yaşlanmaya sebeptir. [Ebu Nuaym] Ayakta su içmemeli Sual İslam Ahlakı kitabındaki bir hadiste, Ayakta su içmeyin, vücuda zararlıdır deniyor. Tıp, bunu tasdik ediyor mu? CEVAP Tıp bildirmese de, dinimizin bildirdiklerine uymak gerekir. Bir uzman doktor diyor ki Midenin ayakta ve oturur vaziyetteki pozisyonu farklıdır. Ayakta içilen su, doğrudan doğruya onikiparmak bağırsağına geçer. Midenin küçük eğriliğine uyan kısmında, mide caddesi denen bir oluk bulunur. Sıvı gıdalar, bu yolu takip eder, zaten devamlı küçük bir açıklığı olan mide çıkışından onikiparmak bağırsağına geçer. Sıvı oturarak içilirse bunlar önce midede birikir, asitle karışarak mikropları ölür ve sonra onikiparmak bağırsağına geçer. Böyle oturarak su içen, birçok intaniye hastalığından korunmuş olur. Sıvıları ayakta içen, bu tehlikeye daha fazla maruz kalır. Dr. Hamit İspirlioğlu İki öğün yemek Sual İki öğün yemek yemek israftır deniyor. Biz üç öğün yiyoruz. İsraf mı oluyor? CEVAP Acıkmadan önce, günde ikinci defa yemek israftır, fakat acıkınca üç hattâ dört kere yemek israf olmaz. Hazret-i Âişe validemiz anlatır Günde ikinci defa yemek yiyordum. Resulullah, Ya Âişe, günde iki kere yemek israftır. Allahü teâlâ, israf edenleri sevmez! buyurdu.Beyheki Muhammed Hadimi hazretleri, burayı şöyle açıklıyor Resulullah efendimiz, Âişe validemizin, ikinci yemeği acıkmadan yediğini anlayarak böyle buyurmuştur. Yoksa kefaretler için günde iki kere yedirmek lazımdır. Berika İsraf olsaydı, kefaretler için iki kere yemek yedirilmezdi. Oruç tutarken de, günde iki öğün yani hem iftarda, hem de sahurda yemek yenir. İsraf olsaydı, Sadece iftar veya sadece sahur yemeği yiyin! denirdi. Bir hadis-i şerif meali şöyledir İftarda, sahurda ve misafirle beraber yenen yemekten dolayı sorgu sual olmaz. [Deylemi] Günde iki öğün yemeye israf demek, doyduktan sonra veya hazmedilmeden, acıkmadan tekrar yemek israf olur demektir. Yoksa insan, bir öğünde yediğini, azar azar üç veya dört seferde yiyebilir. Yemekte sünnet Sual Yiyecek ve içecekleri bitirmeyip kapta bırakarak çöpe atmak israf olur mu? CEVAP Evet, israf olur. Kapta kalanı sıyırıp yemek sünnettir. Hoşaf, ayran gibi içeceklerin artığına su koyup, çalkalayıp içmek çok sevabdır. Yiyip içeceğimizden çok konmuşsa, tabakta, bardakta artık bırakıp sonra yeriz. Bunları başkası da yiyebilir. Müminin artığını yiyip içmek sünnettir. Bir hadis-i şerifte, Müminin artığı şifadır buyurulmuştur.Fetava-i Kübra Kenarından yemek Sual Çocuklara, Yemeğin kenarından yiyin, ortasından yemeyin; çünkü ortasından melekler yer demek uygun olur mu? CEVAP Önünüzden yiyin demek doğru; fakat melekler ortasından yer demek yanlıştır; çünkü melekler yiyip içmezler. Yiyip içmeye ihtiyaçları yoktur. Bereket yemeğin ortasına iner. Bir hadis-i şerif meali şöyledir Bereket, yemeğin ortasına iner. Onun için, yemeğin ortasından yemeyin! [Tirmizi] Yemeğe tuzla başlamak Sual Yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmenin sünnet ve şifa olduğu S. Ebediyye’de yazılıdır. Ekmekteki tuza niyet edilse sünnet yerine gelir mi, tuzla başlamak şart mıdır? CEVAP S. Ebediyye’de, o kısmın sonunda, İlk ve son lokma ekmekle yapılır ve ekmekteki tuza niyet edilirse, bu sünnet yerine getirilmiş olur deniyor. Dikkati çekmemek için ekmekteki tuza niyet etmek iyi olur. Molla Câmi hazretlerinin meclisine, büyük zatların huzurunda izinsiz konuşulmayacağını bilmeyen biri geldi. Dinî konularda bilgiçlik taslamaya başladı. Sonra sofra kurulup yemek yenmeye başlandı. Sofrada tuz yoktu. O kimse, Molla Cami hazretleri tuzla başlamayı unuttu zannederek, onu ikaz etmek ve kendisinin uyanık olduğunu göstermek için ev sahibine, Sünnettir, ben yemeğe tuzla başlarım, bana tuz getir dedi. Bu hâle üzülen Molla Câmi hazretleri,Ekmekteki tuza niyet edebilirsin buyurarak, bu yapılanın edepsizlik olduğunu hatırlatmak istedi. Yemek kırıntıları Sual Tabakta bırakılan yemeği, sofradaki ekmek ve yemek kırıntılarını atmakta mahzur var mıdır? CEVAP Evet, israf olur. Bu kırıntılar toplanıp, kedi, köpek, koyun, sığır, karınca, kuş, tavuk gibi hayvanlara yedirilirse israf olmaz. Tabağa yiyeceğimiz kadar yemek koymalı. Çok konur ve kalırsa saklayıp başka öğünde yemeli. Az kalırsa sıyırıp yemeli. Üç hadis-i şerif Tabağı parmakla sıyırın, parmağı yalayın! [Müslim] Yemek sonunda parmakları yalamalı! Çünkü bereketin hangi lokmada olduğu bilinmez. [Müslim] Allahü teâlâ, tabağı sıyırıp parmağını yalayanı, iki cihanda tok tutar. [Taberanî] Kendilerine çağdaş diyen batı hayranı kimseler, görgüsüz saysalar da, parmağı yalamak ve düşen lokmayı alıp yemek, insanı israftan kurtardığı gibi, kibir ve riyayı giderir, berekete kavuşturur. Özellikle de, Peygamberlerin efendisine uymak ve emrini yapmak şerefini kazandırır. Mevcuttan istifadeye ve gelecek nimetin artmasına sebep olur. Tepki gösterecek kimse olmadığı zaman, bu sünnetleri ihmal etmemelidir. Karşı cinsin artığını yiyip içmek Sual S. Ebediyye’de, Kadının artığını, yabancı erkeğin içmesi ve erkeğin artığını yabancı kadının içmesi, lezzet alacağı için mekruhtur deniyor. Sadece içmek mi, yoksa yemek de buna dâhil mi? Yemek dâhilse, bir evde yemek yendi, bunların artıklarını karşı cins yiyebilir mi? Onların içtiği bardaklarla karşı cins içebilir mi? CEVAP Artıktan lezzet alacağı için mekruhtur deniyor. Bir artık kimin olduğu bilinmiyorsa, lezzet alacak bir durum olmaz. Mesela, erkeklerden yemek, ekmek, su ve meşrubat artıyor. Hangi erkek nereden kopardı veya ısırdı bilinmiyor. Bunların kadınlar tarafından yenmesi mekruh olmaz. Erkek eli değdi diye mekruh olmaz. Fırında ekmeği erkekler yapmışsa, kadınların ekmek yememesi gerekmez. Bir erkek, bir ekmeği parçalayıp ikiye bölse, yarısını kendi yese, yarısını da bıraksa, kimin ekmeği parçaladığı bilinmese, o yarıyı bir kadının yemesi lezzete sebep olmaz. Bir erkek, bir şişe suyun yarısını bardağına koyup içse, şişede kalan suyu, tanımadığı bir bayan içse, lezzet alacak bir durum olmaz. 5-10 kişi ziyafete geliyor, onlardan artan yiyecek ve içecekleri kadınların yiyip içmesinin mahzuru olmaz. Mekruh olan durum şudur Bir erkek bir bardak suyun yarısını içer, yarısını da yanındaki yabancı kadına Al yarısını da sen iç! dese veya bir erkek, bir elmayı ısırıp, yarısını yese, kalan yarısını da, yanındaki yabancı kadına Bunu da sen ye! dese, o kadın, bu artıklardan lezzet alabilir ve mekruh olur. Tersi de böyledir. Yani bir kadının artığını yabancı erkek içse, o da mekruh olur. Böyle bir durum yoksa, Erkek eli veya kadın eli değmiştir diyerek bir şeyi yiyip içmek mekruh olmaz. Kaynak
“Altın düştüğünde alıyorum, çıktığında satıyorum. Aynı şekilde dolar düşünce alıyorum, yükselince satıyorum. Bu durum fırsatçılığa girer mi, dini açıdan bir sakıncası var mı Hocam?”“Hocam, bazı insanlar tespih kullanmanın caiz olmadığını söylüyor. Hatta millet günaha girmesin diye camilerden tespihleri topluyorlar. Tespih kullanmak günah mı?”“Hocam, yemek yerken bacak bacak üstüne atınca dini bilgisine güvendiğim insanlar tarafından uyarılıyorum. Acaba günaha mı giriyorum?”“Ayak ayak üstüne atarak oturmanın dinen sakıncalı olduğu söyleniyor. Sakıncalı mı acaba…”İnternette bu tür dini soruların, dini bilgisi geniş hocalar tarafından yanıtlandığı, diyanet işlerinin fetva hattı benzeri siteler var. Merak ettiyseniz açıp bakarsınız. Ben, “bacak bacak üstüne atmak sakıncalı mı” sorusunun yanıtını merak etmiştim. Benzer sorulara verilen yanıt hemen hemen aynı Niyeti, Allah'a saygısızlık olmayan kimselerin bacak bacak üstüne atıp oturmasında, yemek yemesinde bir sorun olamaz!***Bacak bacak üstüne atma hadisesini 2019 yılında, o dönemin Konya Valisi Cüneyt Orhan Toprak sayesinde yaşamıştık. Öğretmenler Günü'ydü. Vali, kürsüde konuşuyordu. Birden kesti konuşmasını ve “Birader…” diye bir başladı, “Sen öğretmen misin… Öğretmen gibi otur da görelim” dedi. Ortalık buz gibi oldu. Vali, ön sırada oturan bir öğretmenin kendisini bacak bacak üstüne atıp dinlemesine sinirlenmişti… Fakat azarlanan, ayar verilen kişi öğretmen değil yerel gazetede muhabirlik yapan yorulmuş bir gazeteciydi! Olay çok konuşuldu. Gazete patronu ve saygısız' muhabir valiye çıkıp, özür diledi. Hatta gazeteci mesleği bıraktı. İşin ilginci, bir yıl sonra da vali, valilikten alınıp mülkiye müfettişi yapıldı!Bacak bacak üstüne atmak memlekette mühim iş! Ne zaman nerede karşınıza çıkacak belli değil, dikkatli olmak lazım…Geçenlerde dondurmacıda yaşandı mesela… Cumhurbaşkanı Erdoğan Vahdettin Köşkü'ndeki mesaisini bitirip konutuna giderken Beylerbeyi'nde yolunun üzerindeki bir dondurmacıya uğradı, yurttaşlara dondurma ısmarladı. Küçük dükkanda sohbet eşliğinde dondurmalar keyifle yenirken, bir korumanın gözüne Erdoğan'ın hemen solundaki masada bacak bacak üstüne atmış dondurma yiyen kadın müşteri takıldı!Koruma kadının saygısızlığını' görmüş kıvranırken, Erdoğan bu durumun farkında bile değildi. Korumanın aklına süper bir fikir geldi, kadına işaret diliyle oturuşunuzu düzeltin' dedi. Müşteri çok anlayışlı çıktı, çaktırmadan bir yandan külahtaki dondurmasını yedi, bir yandan da oturuşunu verilen ayar gereği nizami ve saygılı' hale getirdi! Koruma da bu duruma parmağı ile zafer işareti' yaparak karşılık verdi…Dondurmacıdaki oturma ayarına' takıldı herkes, cep telefonu ile kaydedilen görüntünün uzun halindeki daha komik ayarı kaçırdı… Benim aklıma asıl o takıldı. Erdoğan'ın arkasındaki masada ısmarlanan dondurmayı oradaki herkes gibi yüzündeki maskeyi indirerek yiyen kadın için farklı bir yakın koruma dışarıdan telaşla geldi. Kadının önünde eğilip ona bir şeyler söyledi. Sözünü duymadık fakat, kadın alelacele maskesini yüzüne çekince anladık ki, Erdoğan'a yakın olduğu için' maskesini takması gerektiği söylendi. Kadın maskeyi taktı ama dondurma külahı elinde kaldı!***Niyeti ne Cumhurbaşkanı'na ne de başta birine saygısızlık yapmak olmayan' yurttaşa Cumhurbaşkanı umursamazken niye ayar veriliyor o zaman? Birine, Erdoğan'a mesela, bulunduğu ortamda mum gibi' oturunca mı saygı duyulur!***Yeri geldi, unutamadığım bir askerlik anımı anlatayım o zaman!Gülmeyin… Öyle, “vurdum generalin kapısına tekmeyi” falan yaptım askerliği. Bulgaristan sınırına yakın bir bölgede çok kapsamlı tatbikat yapılıyor. Yabancı askeri heyetler de var. Mürekkep yaladığımız için o yabancı heyetlerin tatbikatı izlediği karargahta görevliyim. ABD Ordusu'ndan bir üst rütbeli var, onun çantasını, evraklarını, eşyasını taşıyıp yanından ayrılmayan bir askerle ilişkisi ilginçti. O asker, komutanın gölgesi gibi bir an olsun ayrılmıyor peşinden ve derler ya çakı gibi. Adam, komutanı işle uğraşırken adeta nefes almıyor… Sonra bir ara ortam rahatladı, heyetler sağa sola çekildi. Mola verilmişti. Az önce nefes almadan duran asker ve yanındaki komutanı karşılıklı kahve almışlar, sohbet ediyorlardı!Şaşırdım tabi. Arada uçurum sayılacak rütbe farkına rağmen karşılıklı kahve içiyorlardı şimdi. İş zamanı komutan komutandı er de er, mola zamanı herkes gibi ikisi de insandı!O gün anladım; saygı denilen şey akılda olgunlaşır, yürekle hissedilir ayakla, bacakla, trışkadan duruşla değil…***Süslü laflarla şöyle geliştik, böyle ileri gittik falan deyip kandırmayalım kendimizi. Halimiz ortada. Bir arpa boyu yol…Suç, kralda mı yoksa sorgulama zahmetine katlanmadan kraldan çok kralcı olma kolaycılığına kaçan bizlerde mi?Geçti gitti artık. Ama şöyle olsaydı, işareti alan kadın oturuşumda ne var, ben kimseye saygısızlık yapmıyorum deyip ayağını indirmeseydi. Dondurma yiyorum kardeşim, bana maske tak diyorsun. Nasıl yenecek bu dondurma diye sorsaydı diğeri. Dünyanın sonu mu gelirdi?***Acı bir not… Dün bu köşede, Öğreten Adam Sedat Peker' başlıklı bir yazı okumuştunuz. Bilenler, bu başlığı görünce hatırlayıp, “Öğreten Adam ve Oğlu, yani Kaan Ertem” dediler… Evet, ben dünkü başlığı Leman dergisinin Leman olduğu dönemlerin unutulmaz usta çizeri Kaan Ertem'in yarattığı kahramanlara bir gönderme olsun diye seçmiştim. Kadere bakın, yazının yayınlandığı gün boşluğu doldurulamaz çizerimiz Kaan Ertem, henüz 53 yaşında kansere yenilip aramızdan ayrıldı. Cenazesi bugün saat 1400'te Küçükyalı Kabristanı'nda toprağa verilecek. Umarım bana hakkını helal eder, Allah rahmet eylesin…
el tırnakları bitmiştir, onda on, yapılacak tek şey kalmıştır geriye... 1983 yazında mahsur kaldığım ıssız pasifik adasında ayak tırnaklarımı kısaltmak için yapmaya zorunlu olduğum işlem butun karsi cikmalarima ragmen, annem israrla kucukken benim de yedigimi iddia ediyor. ayy igrenc bi insanmisim!.. ciddi bir vucud esnekligi gerektiren sportif aktivite elde yenebilecek tırnak kalmamış,ete dayanılmışsa çaresiz yenebilecek yegane yer ayak tırnaklarıdır zor olur ama,hiç yoktan iyidir. ayak tırnakları elden daha kalın olduğundan koparması daha zor olur. başparmak tırnağınızı koparmaya çalışırken parmağınızı kanatmanız genelde olasıdır. tırnak yemek gibi kötü alışkanlığa sahip birisi için illaki ayağını ağzına ulaştırmasını gerektirmeyen bir etkinlik. ayak tırnağının uzun kısmı el tırnağıyla yolunup ağza atılıverir hap yapar gibi. iğrençtir, yanlıştır orası ayrı ama yapılabiliyor. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
Soru Otururken ayak ayak üstüne atma, ellerle oynayıp durma gibi alışkanlıklar edebe aykırı mıdır? Bugün çok yaygın olan bazı tavır ve hareketler vardır ki, dinde bunlar mezmum sayılmış, sevimli bulunmamış ve yerilmiştir. Hatta, Peygamber Efendimiz aleyhi ekmelü't-tehâyâ bunlardan bazılarını zikrederek, ellerini kalçaya koyma ve kolları arkaya atıp elleri sırtta birleştirme gibi hareketleri kibir alameti saymıştır. Bir bacağı diğeri üzerine atmak, bir ayağı öbürünün üstüne koymak da bir kibir işareti olarak kabul edilmiştir. Ayak ayak üstüne atarak oturmak, bizim geleneğimizde ve terbiye sistemimizde hiç yoktur. Başkalarının yanında yatmak, uzun oturmak, ayaklarını uzatmak, bacak bacak üstüne atmak bizim kültürümüze uygun olmadığı gibi birine karşı yüzdeki ekşime, bakıştaki sertlik, lüzumsuz el kol hareketleri yapmak ve dudak bükmek de bizim edep anlayışımıza çok terstir. Bir mü'min bu tür davranışlarla asla başkalarını hafife almamalı ve o manaya gelebilecek her hareketten sakınmalıdır. Bazıları, biraz dinlenmek için ayak ayak üstüne atıyor olabilirler ama Hak dostları gece yatarken bile öyle yapmamaya çalışırlar. Bazen unutarak bir ayaklarını diğeri üzerine azıcık koyacak olsalar, hemen toparlanır, "Estağfirullah Ya Rabbi, Sen görüyorken benim böyle yapmam ayıptır." der ve kendilerine çekidüzen verirler. Fakat, o tür hareketler, bazı insanlarda tabiat haline gelmişse, onlar da bir büyük tarafından ikaz edilmeli; doğrudan söylemek onları rencide edecekse, umumun içinde ve umuma hitap edilerek dolaylı yoldan onların da nasiplenmesi sağlanmalı. Ne var ki, bu hususun da istisnaları olabilir. Mesela, bazen bizim devlet büyüklerimizin başka ülkelerin temsilcileriyle görüşürken bacak bacak üzerine attıklarını ve rahat oturduklarını görüyoruz. O şekilde oturmayı kaba bulsam ve tek başımayken dahi öyle oturmasam bile, ne zaman o tabloyu görsem çok hoşuma gider. Zira, mütekebbire karşı gösterilmesi gereken tavır kibir tavrıdır. Onların gurur ve kibir ifade eden hareketleri karşısında bizimkiler de ezilmemeli, bilâkis onlardan da rahat olmalıdırlar. Hem tabiatında tevazu bulunan bir insanın bir mütekebbire karşı o şekilde davranması iradîdir ve genel karakterini yaralayıcı bir durum değildir. Zannediyorum, muhatapları saygılı davransa bizimkiler de tabiatlarının gerçek rengini ortaya koyacak ve yüksek bir edeple mukabele edeceklerdir. Hâsılı, biz nasıl bir edebin çocuklarıysak, nasıl bir edep ortamında ve nasıl bir edep kültürüyle neş'et etmişsek onu canlandırmalı ve ona göre yaşamalıyız. Bizim kendimize ait kültür kaynaklarımız vardır. O kaynaklara bağlı olarak gelişip olgunlaşmış olan edep anlayışımız da Allah'ı hoşnut edecek, Peygamberimiz'i sevindirecek ve insanlar arasında da rahatsızlığa sebebiyet vermeyecek şekilde düz çizgili bir kültürdür ve saf bir edep telakkisidir. Biz, bir edep toplumunun ve sağlam bir kültürün çocuklarıyız. Öyleyse, tavır ve davranışlarımız bu özümüzü yansıtacak keyfiyette olmalıdır.
yemek yerken ayak ayak üstüne atılır mı