YRweNa. Semerkant Özbekistan'ın güney kesiminde kent. Zeravşan ırmağının vadisinde, Taşkent'in 275 km güneybatısında yeralan Semerkant'ın nüfusu 566,000'dir. Önemli bir sanayi otomotiv sanayisi; traktör yedek parçaları yapımı; besin sanayisi; gübre fabrikaları; dokuma sanayisi; vb. ve öğretim Semerkand Üniversitesi merkezi olan kent, Timur döneminden kalma tarihsel anıtlarıylaBibihanım Medresesi, 1399-1404; Timur'un türbesi Gur Emîr, 1405; Uluğ Bey, vb. çok sayıda turist de yerleşilen, Büyük İskender tarafından alınan Semerkant, 712'de müslüman Araplar tarafından fethedilip, Samanoğulları döneminde iktisadi açıdan hızla gelişti. 1220'de Cengiz Han tarafından yakılıp yıkıldıktan sonra, Timur'un başkent yapmasıyla yeniden önemli ölçüde gelişti ve önemli bir kültür merkezine dönüştü. 1500'de Özbekler tarafından alınıp, 1868'de Ruslara geçerek Türkistan'a bağlandı. 1924'ten 1930'a kadar Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin başkenti oldu. İmam Al-Buhari 810-869 Hadis bilginlerinin en büyüklerinden Muhammed el-Buhârî, Hicri 13 şevvâl 194 / Miladi 21 Temmuz 810 tarihinde Buhara'da doğuldu. Bundan dolayı da Buhârî nisbetiyle anılmasına sebep olmuştur. Tam adı Ebû Abdullah Muhammed b. Ismâil b. Ibrâhim b. el-Mugîre b. Berdizbeh el-Cûfî el-Buhârî'dir. Buhârî, henüz bebek yaşta iken babası vefat etti. Annesinin terbiyesi altında büyüdü ve küçük yaşta Kur'an-ı Kerim'i ezberleyip Arapça öğrendi. Babasından kalan servet, onun hiç kimseye muhtaç olmadan ilim öğrenmesinde yararlı oldu. On bir yaşında hadis öğrenmeye başladı. Ardından da on altı yaşında annesi ve kardeşi Ahmed'le birlikte hacca gitti. 825 yılında, annesi ve kardeşi Buhârâ'ya dönerken, kendisi ilim öğrenmek isteğiyle Mekke'de yaşında "Kitâbu Kadâya's-Sahabe ve't-Tâbiin" ile "et-Târîhü'l-Kebîr" adlı eserlerini yazan Buhârî, ilim öğrenmek için Şam, Mısır, Basra ve Bağdat'a gitti. Bu amaçla altı yıl Hicâz'da kalan Buhârî, hadis öğrenmek ve nakletmekle kalmadı, şiirle de ilgilendi. Ancak fazla şiir yazmadı. Savaş sporlarına ilgi duydu, ata bindi, ok attı. Yaşıtları Buhârî'den övgüyle bahsederler. Onu övenler arasında büyük muhaddis İmam Müslim'de vardır. Buna rağmen, Buhârî'nin üstünlüğünü çekemeyenler fitne çıkarmaktan geri kalmadılar ve Buhârî'nin "Kur'an mahluktur" düşüncesini savunduğunu yaydılar. Bu dedikodulardan rahatsız olan Buhârî, memleketi Buhâra'ya döndü fakat burada da rahat edemedi. Buhârâ emiri ile arası açıldı. Buhara Emiri Halid Ibn Ahmed, çocuklarına Câmiu's-Sahîh'i ve et-Tarih'i okutması için Buharî'yi konağına çağırdı fakat Buharî, bu teklifi kabul etmedi. İlim meclislerinin herkese açık olduğunu, isteyenin gelerek yararlanabileceğini, ilmi valinin konağının duvarları arasına hapsedemeyeceğini bildirdi. Bu olay üzerine de Ahmed Ibn Hâlid, onu Buhara'dan sürdü. Buhârî, Buhara'dan ayrıldıktan sonra Semerkant'a gitti ve Hartenk köyünde bulunan akrabalarının arasına yerleşti. Semerkand'lılar, Buhârî'den yararlanmak istediler ve bir heyet gönderip Semerkand'a gelmesi ricasında bulundular. Buhârî, Semerkand'a gitmek için hazırlık yapmaya başladı ancak bu arada hastalandı ve Hicri 30 Ramazan 256 Miladi 31 Agustos 869'da Ramazan Bayramı gecesi vefat etti. Cenazesi, bayram günü öğleden sonra kılınarak Hartenk'e Buhârî, keskin bir zekâ ve ezberleme yeteneğine sahipti. Herhangi bir şeyi ezberlemesi için ona bir defa bakması veya onu bir defa dinlemesi yeterliydi. Bağdatlıların ve Semerkandlılar'ın onun zekâ seviyesini denemek için sordukları sorular bunu göstermesi bakımından önemlidir. Gezileri sırasında dinlediklerini yazmaması ve kendisine takılanlara, dinlediği bütün hadisleri ezberden okuması da dikkat çekicidir. O aynı zamanda çok hadis ezberlemekle de şöhret bulmuştu. Kütübü sitte müelliflerinden en-Nesâî, Buhârî'yi bizzat görüştüğü şeyhler arasında saydıktan sonra şöyle demiştir "O, inanılır, akıllı bir muhaddistir. İslâm tarihinde ilk defa sahih kitap yazan odur." Bazi âlimler onun için şöyle derler "Buhârî, Allah'ın yeryüzünde yürüyen ayetlerindendir." Necm b. el-Fazl diyor ki "Rüyamda Rasûlullah efendimizi gördüm. Bir köyden çıkmış gidiyordu ve arkasından İmam-i Buhârî de onu takip etmekteydi. O bir adım atınca Buhârî de bir adım atıyor ve ayağını Rasûlullah ayağını bastığı yere basıyordu. Kitabını da her bakımdan ona nisbet ediyordu." Buhârî, ilmiyle amel eden bir insandı ve İslâmi sınırlara uymada aşırı derecede titizdi. Helâl ve haram konusunda duyarlı idi. Hadis ilmine hizmet, bu yolla Allah'ın rızasını, Hz. Muhammed şefaatini kazanmaktan öte bir amaç taşımıyordu. Babasından kalan mirası bile bu yolda harcamıştı ve cömertliğiyle şöhret bulmuştu. Çok Kur'an okur, çok nafile namaz kılardı. Rivayete göre her üç günde bir Kur'an-ı Kerîm'i hatmederdi. Gecenin bir kısmını uykuyla geçirirdi. Sürekli geceleri uykusundan kalkıp, kandilini yakar, hadis tahric ederdi. Yahut yazdıklarına işaretler koyar, üzerinde düşünürdü. Seherden önce uyanır, gece namazı kılar; sonra Kur'an'ın üçte birini okurdu. Ramazanda ise terâvihten sonra Kur'an'ın üçte birini okumaya devam ederdi. Buhârî'nin kendi ifadesine göre hadis aldığı hocalarınin sayısı binden fazladır. Hadis yazdığı şeyhlerine ait senetleri de bildiğini, senedi zayif rivayetlere itibar etmediğini belirtir. Hocalarının başlıcaları şunlardırAhmed b. Hanbel, Ali b. el-Medinî, Yahya b. Maîn, İsmail b. idris el-Medînî, İshak b. Rahuyeh, Mekkî b. ibrahim el-Belhî, Muhammed b. Selam el-Bikendi, İbrahim b. el-Es'as, Ali b. el-Hasan b. Sekîk, Yahya b. Yahya, İbrahim b. Musa el-Hafiz, Süreyc b. en-Numan, Ebu Asim en-Nebil es-Seybânî, Muhammed b. Abdullah el-Ensârî, Abdullah b. Zübeyr el-Hamidî, El Mekrî, Abdülaziz el-Üveysî. Öğrencileri arasinda da en meşhurları şunlardır;Ebu isa et-Tirmîzî, Muhammed b. Nasru'l Mervezî, Ibni Ebi Dâvud, Müslim b. Haccac ve İslâm'ın ilk dönemlerinde hadislerin Kur'an'la karışması söz konusu olduğundan hadislerin yazılması yasaktı. Sonraları Kur'an-ı Kerîm, kitap haline getirilip, çoğaltıldı, ona bir şeyin karışması engellendi. Sahabe nesli bütünüyle vefat etmiş, İslâm ülkeleri genişlemiş, değişik düşünceler ortaya çıkmıştı. Bu tür nedenlerle hadislerin toplanmasının yararlı olacağına inanıldı ve hadislerin toplanmasına başlandı. Hadislerin toplanmasına Tabiun döneminde başlanmıştır. İmam Mâlik 179 h./195 m. Hz. Muhammed hadislerine Sahabe ve Tabiun kavillerini ekleyerek Muvatta'yi tasnif etmiştir. İmam Mâlik'ten sonra da hadis konusunda çalışmalar yapıldı. Buhârî'nin Câmiu's-Sahîhi meydana getirmesi iki sebebe dayanmaktadir. Bunlarin birincisi, hocasının kendisinden böyle bir istekte bulunması, ikincisi de kendisinin görmüş olduğu bir sahih adıyla anılan ve içerisine sadece kendince sahih olduğu sabit olan hadisleri koyduğu kitabını yazmakla hükümlerin kaynaklarını bulmada önemli bir hizmeti yerine getirmiştir. İmam Buhârî ayrıca, bu eserle kendisinden önce yaşamış mezhep imamlarının dayandığı temellerin sağlam olduğunu, hiç birinin kişisel görüşle fetva vermediğini ortaya koydu. Ondan sonra gelen muhaddisler, hadis çalışmalarının sınırlarını az çok belirlemiş oldular. İlim adamları, Buhârî'nin eserine büyük önem verdiler ve özellikle sahih hadis konusunda onun eserinin ortaya koyduğu gerçekleri ve şartları kabul ettiler, örnek aldılar. O, hadiste odak ve hareket noktası olarak değerlendirildi. Buhârî, bu eseri meydana getirirken çok titiz davrandı. Eserine aldığı hadisleri, alti yüz bin hadisin içinden seçti. Sahih hadislerin dışında kalan diğer hadisleri eserine almadı. Eserin kabarmasını önlemek için sahih hadislerin bile bir kısmını almamıştır. Câmiu's-Sahih'te yer alan hadislerin sayısı 7275'tir. Bazı hadisler değişik kitaplarda geçmektedir. Mükerrerler çıkarıldıktan sonra geriye kalan hadis sayısı 4000' hadisler konularına göre kitaplara, her kitap da kendi arasında bâblara ayrılmıştır. Eserde, üzerinde ihtilaf edilmeyen hadislere yer verilmiş, râvilerin güvenilir olması hususunda titiz davranılmıştır. Râviler birbirine bağlanarak ilk kaynağa kadar götürülmüştür. Hadisleri bazı titiz ölçülere vurduktan sonra sahih kabul edip, uymayanları reddetme çığırını açan Buhârî olmuştur. Ondan sonra gelen âlimler, bu yoldan giderek sahih hadisleri zayıf ve uydurma olanlarından ayırmaya devam etmişlerdir. Sahih hadis kitabı yazanlar çok olmakla beraber, Buhârî kadar titizliği ileri götüren olmamıştır. Hadis kabul ünde kendine has çok dar bir yolda tek olmasıi onun İslâm ümmeti arasında müstesnâ bir şöhret ve güven kazanmasına sebep olmuştur. Sahih'in nerede telif edildiği konusunda değişik görüşler vardır. Buhârî, hadis almak için gittiği her yerde eserini telife çalımıştır. Hayatı, seyahatlerle ve ilim yolunda geçen bir insanın onalti yıllık çalışmasının mahsulü olan bu eserin telifini bir yere bağlamak mümkün yer alan kitap bölüm sayısı 97, bâbların sayısı 3450 kadardır. Üç râvili hadislerin sayısı da 22'dir. Değişik senetle gelen hadisler Sahih'te yer almaktadır. Ancak aynı senet ve aynı metinle birden fazla yerde zikredilen hadislerin sayısı 23 kadardır. Kur'an'dan sonra ana kaynak olan Buhârî'nin Sahih'i ile Müslim'in eserine Sahih adı verilmektedir. İkisine birden "Sahihayn " denilir. Diğer dört hadis kitabına da "Sünen", altı hadis kitabının tümüne birden "Kütübü Sitte" denilmektedir. Buhârî'nin bu eserine ait bir çok şerh yazılmış ve üzerinde çalışmalar yapılmıştır. En meşhur şerhleri, Aynî'nin Umdetu'l-Kari, Askalani'nin Fethu'l-Barî ve Kirmâni'nin Kevâkibü'd-Derârî, adlı dışında, şu eserleri vardır Tarihu'l Kebir Hadis ricaline ait önemli bir eserdir. Sahasında ilk yazılanlardandır. Buhârî, bunu henüz onsekiz yaşında iken Hz. Muhammed kabri başında yazmıştır. Haydarabad'ta 1941-1954 tarihlerinde dört cilt, 1959-1963 tarihlerinde üç cilt halinde basılmıştır. Târihu'l-Evsât Tarihu'l Kebir'in kısaltılmasıdır. Bazı yazma nüshaları mevcuttur. İbni Hacer Tehzibû't-Tehzib isimli eserinde bundan nakiller yapmıştır. Tarihu's-Sagîr Tarihu'l Kebir'in bir özetidir. 1325 yılnda Zuafâü's-Sagîr ile birlikte Hindistan'da basılmıştır. Kitâbu Zuafâü's-Sagîr Zayif ravilerin hallerinden bahseder. Hindistan'da 1323 ve 1326 tarihlerinde basılmıştır. Et-Tarihu fi Ma'rifeti Ruvati'l-Hadîs ve Nükâti'l Âsâr ve's Sünen ve Temyizü Sikatihim min Züafâihim ve Târihu Vefâtihim Küçük bir risâledir. Eet-Tevârîhu'l Ensâb Bazi şahısların özel hallerinden bahseder. Kitâbu'l Künâ Râvîlerin künyelerinden bahseden bir eserdir. Haydarabad'ta 1360 yılında basılmıştır. Edebü'l-Müfred Ahlâk hadislerini toplayan bir eserdir. İstanbul'da 1306, Kahire'de 1346, Hindistan'da 1304 yıllarında basılmıştır. Refu'l-Yedeyn fi's-Salati Namazda el kaldırmakla ilgili bir risâledir. Kalküta'da 1257, Delhi'de 1299 yıllarında yayınlanmıştır. Kitâbu'l-Kiraati Halfe'l-imam Namazda imamın arkasında okuma hakkında yazılmış bir risâledir. Hayrü'l Kelâm fi Kiraati Halfi'l Imam adıyla Orduca çevirisi ile beraber 1299'da Delhi'de, ayrıca 1320'de Kahire'de basılmıştır. Halku'l-Ef'ali'l-ibâd ve'r-Redd Ale'l Cehmiyye Cehmiyye mezhebinin görüşlerini reddeden bir kitaptır. 1306'da Delhi'de basılmıştır. El-Akîde yahut et-Tevhîd Akaid konusunda yazılmış bir eserdir. Abarü's Sifat Hadisle ilgili bir eserdir ve bazı kütüphanelerde yazma nüshaları baska kimi kaynaklarda Buhârî'ye ait olduğu zikredilen şu kitapların ismini de görmek mümkün Birri'l Valideyn, El-Camiu'l Kebir, Et-Tefsirü'l Kebir, Kitabü'l Hibe, Kitabü'l Esribe, Kitabu'l Mebsut, Kitabü'l ilel, Kitabü'l-Fevâid, Kitabu'd-Duâfa, El-Müsnedü'l-Kebir, Sülâsiyyât Anasayfa / Edebiyat Kitapları / Genel Ülke Edebiyatları Kitapları Semerkant Hakkında Bilgiler Türü Genel Ülke Edebiyatları Kitapları Sayfa Sayısı 318 ISBN 9789750810039 Kapak Ciltsiz Ürün Özellikleri Ödeme Seçenekleri Semerkant Kısa Özet Amin Maalof, Doğu`ya, İran`a bakıyor. Ömer Hayyam`ın Rubaiyat`ının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyam`ın Semerkant`ında başlayan 1912`de Atlantik`te bitmeyen bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran`ın tarihinin de okunuşunun öyküsü / tarihi ... Semerkant Özeti AMIN MAALOUF 1. KİTABIN KONUSU Ömer Hayyam ın Semerkant a gelişi ; burada yaşadıkları ve tarihe damgasını vuran eserinin oluşması. 2. KİTABIN ÖZETİ İnterneti daha hızlı dolaşın. Google Araç Çubuğuyla birlikte Firefox’u da alın Roman 11. yy’da yaşamış olan İranlı bilge ozan ömer Hayyam ın hayatı ve Rubaiyat ının öyküsünü anlatmaktadır. Kitap iki bölümden oluşmaktadır. Ömer Hayyam bilgeiğiyle ve şairliğiyle her tarafta tanınan birisiydi. Onun tüm hayali Semerkant I görmek , oranın güzelliğini keşfetmekti. Gittiği yerde başından geçen birtakım olaylar sonucunda kadıyla tanışması ve onun tavsiyesi üzerine eserini bir kitapta toplar. Onun bu şairane ve bilge kişiliği kendisinin devletin en üst kademesine kadar yükseltir. Herkesin takdirini toplar ve kitabını her türlü koşullara rağmen tamamlar. Kitabın ikinci bölümünde de Benjamin Omer adındaki bir Ömer Hayyam hayranı bu şaheseri bulmak için birçok zorlu yoldan geçer ve macera kitabın Titanic gemisinde kaybolmasıyla son bulur. 3. KİTABIN ANA FİKRİ Tüm zorluklara rağmen insanlar hayallerini gerçekleştirmelilerdir. 4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Ömer Hayyam Bilge , filozof gökbilimci , matematikçi , herkesin güvendiği , olaylara tarafsız bakabilen bir kişilik. Hasan SabbahZeki , araştırmacı , azimli fakat bilgisini ve yeteneklerini kötüye kullanan birisi. Benjamin Omer Araştırmacı , maceracı ve kendini Rubaiyat I bulmaya adayan birisi. 5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER Kitap geçmişteki olatlara bizlere dersler veriyor. Tarihin bizler tarafından fazla bilinnmeyen yönlerine ışık tutuyor. 6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİGİ 1949 da Lübnan da doğdu. Ekonomi ve toplumbilim okuduktan sonra gazeteciliğe başladı. 1976 dan beri Paris te yaşıyor. Çeşitli yayın organlarında yöneticilik ve köşe yazarlığı yapmış olan Maalouf , bugün vaktinin çoğunu kitaplarını yazmaya ayırmaktadır. ESERLERİ Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri , Afrikalı Leo , Semerkant , Doğunun Limanları , Tanios Kayası , Ölümcül Kimlikler Diğer Roman Özetleri Kitap Özetleri Sarıkamış Dramı Özeti Alptekin MÜDERRİSOĞLU Kurtlar Sofrası Özeti Atila İlhan » Alt KategorilerPDF Her okuyucu, kitapların hayat değiştirecek şeyler olduklarını mutlaka bilir. Peki tüm neslin hayatını değiştiren kitaplar, geleceği de değiştirebilir mi? Tarihin akışını değiştirdiğini düşündüğümüz en iyi 30 kitabı sizler için derledik. Yaşamış olduğumuz toprakların kıymetini bilmek ve daha ileriye gidebilmek adına tarihimizde yaşana zorluklar, atalarımızın nasıl süreçlerden geçerken bu günlere geldiklerini bilmemizde fayda vardır. Bu yazımızda tarih meraklılarının mutlaka okuması gereken en iyi en değerli 30 tarih kitabını bulacaksınız. Listemizde sadece tarih alanındaki uzmanların yazmış oldukları ve Türkçe olarak basılan kitaplar yer almaktadır. Nihal Atsız – Deli Kurt 1958 yılında yayımlanan Deli Kurt romanı, kendine has tarzı olan Hüseyin Nihal Atsız’ın en çok okunan kitaplarından biri olma özelliğini taşımaktadır. Osmanlı’nın meşhur taht kavları hakkında kesitlerin yer aldığı romanda ayrıca güzel bir aşk hikayesi de yer almaktadır. Tarihin tozlu sayfalarına yapılan yolculukta, dönemin içinde yaşadığınızı hissedeceksiniz. Bunun yanı sıra yazarın üslup ve kelimeleri konuşturma şeklide bir film sahnesi izliyormuş gibi gözünüzde canlanacaktır. 2. Yuval Noah Harari – Homo Deus Yarının Kısa Bir Tarihi İsrail tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari, kalemine almış olduğu Homo Deus Yarının Kısa Tarihi adlı eseri ile çok satanlar listesinde her dönemde yerini korumuştur. Eserinde insan türünün dünyada egemen olduğunu kaleme alan Harari, Homo Deus Yarının Kısa Tarihi adlı eserini pek çok dile çevirip dünya genelinde yayınlamıştır. İnsanoğlunun ölümsüzlük ve tanrısallık peşindeki yolculuğunu kaleme alan Harari, eseri Homo Deus Yarının Kısa Tarihi ile adından çokça söz ettirmiştir. 3. İlber Ortaylı – Türklerin Tarihi Halil İnalcık’ın öğrencisi olarak bilinen, başarılı tarihçi İlber Ortaylı, Türklerin Tarihi adını verdiği kitabını 2015 yılında yayımlamıştır. Kitap Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarının alt başlığına sahiptir. Kitap Türklerin ne kadar güçlü olduklarını ve kendi hayatları olmak üzere dünyayı nasıl değiştirdiklerini anlatmaktadır. En iyi tarih kitaplarında yer alan Türklerin Tarihi adlı kitap ne kadar soylu ve savaşçı bir kökten geldiğimizi hatırlatmaktadır. 4. Kemal Tahir – Devlet Ana Devlet Ana kitabı Kemal Tahir tarafından 1967 yılında basılan büyük bir eserdir. Anadolu insanının yaşadıklarına ve özlemlerine bolca yer veren kitapta, öz Türkçe kelimeler de yer almaktadır. Her ne kadar isminden dolayı siyasi kitap algısı yaratsa da tarihi bir roman olan eser, soluksuz bir şekilde okunacak kadar heyecanlı olaylar içermektedir. Kemal Tahir’in en önemli eseri olan Devlet Ana gelenekler, töreler, saygı, sevgi, kadının toplumdaki yeri gibi konulara değinmiştir. 5. İskender Pala – Şah ve Sultan 2010 yılında yayınlanan kitap Şah ve Sultan kitabı, Osmanlı’nın padişahlarından Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail arasında geçen rekabeti anlatmaktadır. İskender Pala, kitabında tarihten bilgi verirken, aynı zamanda da okuyucuyu bir masal aleminde yolculuk ediyormuş hissine kaptırıyor. Yazarın kullandığı üslup, seçtiği kelimeler oldukça büyüleyici. Şah ve Sultan arasındaki çatışmanın edebi dil ile anlatıldığı kitapta, hüznü, gururu ve siniri aynı anda yaşayabilirsiniz. 6. Yuval Noah Harari – Hayvanlardan Tanrılara Sapiens İsrailli yazar olan Yuval Noah Harari’nin 2011 yılında yayınladığı Hayvanlardan Tanrılara, 2015 yılında Türkçeye çevrilmiş ülkemizde de büyük rağbet görmüştür. Yazarın ilk kitabı olma özelliği taşımasına rağmen çok ses getirmesi, hem konusunun sıra dışı olması hem de kitabın genelinde hakim olan sade dilden kaynaklanmaktadır. Hangi kültür düzeyinden, meslekten olursanız olun, kitabı rahatlıkla okuyup kavrayacaksınız. 7. Can Dündar – Sarı Zeybek Can Dündar, tarafından kaleme alınan kitap Atatürk’ün Son 300 Günü alt başlığı ile yayımlanmıştır. Sarı Zeybek kitabı bir belgesel tarzında, büyük araştırma ve emeğin ürünüdür. Kitap Atatürk’ün hastalığı ve son zamanlarını nasıl geçirdiği hakkında konulara yer vermektedir. Duygu yoğunluğu yaşamanıza neden olan kitapta Atatürk’ün kendi canından dahi çok sevdiği vatanı için hastalığını yok sayarak doktorların önerilerini dikkate almaması gibi konular en yakınından edinilen bilgiler ile okuyucuya aktarılmıştır. 8. Halil İnalcık – Devlet-i Aliyye Ömrünü araştırma, yazma ve tarihi sevdirmeye adayan büyük tarihçi Halil İnalcık genellikle ders kitabı niteliğinde kitaplar yazmaktadır. Devlet-i Aliyye de yazarın yaklaşık 50 yıllık araştırmalarının bir bütünüdür. Kitap birkaç ciltten oluştuğundan kavrayabilmek için serinin tamamını okumanızı öneririz. 9. Vladimir Bartol – Fedailerin Kalesi Alamut Anlatımı, kurgusu, içerdiği tarihi bilgiler ve felsefi konulara yönelmesi ile muhteşem bir eser olan Fedailerin Kalesi Alamut, okuyucuyu Hasan Sabbah’ın müthiş zekası ile karşılamaktadır. Sivri zekası karşısında hayran kalacağınız Hasan Sabbah 11. Yüzyılda kendini Peygamber olarak ilan etmiştir. Kitabı ilgi çekici kılan ise hikayenin ve insanın gerçekten var olduğudur. Kitabı okuduğunuzda ya da bitirdiğinizde, içinizde birçok konuyu araştırma isteği duyacaksınız. 10. Tarık Buğra – Osmancık Cumhuriyet dönemi yazarlarından olan Tarık Buğra’nın Osmancık kitabı 1973 yılında yayınlamıştır. Osmanlı Devletinin kuruluşunun anlatıldığı kitap, Osman Gazi’nin dedesinden aldığı öğüt ile başlamaktadır. Tarihe ışık tutan ve bilinmeyenleri öğrenmemizi sağlayan eser, tarih meraklıları tarafından kesinlikle okunmalıdır. Kitabın içerisinde dostluk, aşk, din ve vatan gibi kavramlar yer almaktadır. 11. Ayşe Kulin – Veda Ayşe Kulin’in 2007 yılında yayınlana Veda isimli tarihi romanı, Esir Şehirde Bir Konak alt başlığına sahiptir. Hüzün ve acı dolu satırlar içeren eser, Osmanlı’nın çöküş döneminde halkın yaşadığı çaresiz ve acı dolu günler, yazarın usta kalemi ile okuyucuya sunuluyor. Bunların yanı sıra aşk, hayal kırıklıkları ve hüzün de kitabın genelinde esen duygu fırtınaları, aynı zamanda esere aynı zamanda aşk kitabı havası katmaktadır. 12. İskender Pala – Katre-i Matem İskender Pala’nın kaleme aldığı, kurgusu ve anlatımı itibari ile tadına doyum olmayan eser, lale devrinde işlenmiş bir cinayeti anlatmaktadır. Dönemin sosyal ve kültürel yapısı hakkında da bilgi sahibi olmanızı sağlamaktadır. İskender Pala, Osmanlı’nın günlük yaşantısı, saray hayatı, halkın rutin işleri gibi detaylara yer vermektedir. O dönem hakkında merak ettiklerinizi öğrenmenizi sağlamaktadır. Entrikalarla dolu hikayenin yer aldığı bu eseri mutlaka okumanızı öneririz. 13. Amin Maalouf – Semerkant Lübnan asıllı olan yazar Amin Maalouf tarafından kaleme alınan eser, ilk olarak 1988 yılında yayımlanmıştır. İçerisinde koca bir tarih yatan Semerkant kitabı hakkında yazılacak çok fazla şey var. Eseri okurken büyüsüne kapılacak, kendinizi gerçek bir masal dünyasında hissedeceksiniz. Kitapta rubailer, önemli isimler ve devlet işleri yer almaktadır. Eser iki bölümden oluşmuştur. İlk bölümde Ömer Hayyam ve rubaileri, ikinci bölümde ise bir Amerikan vatandaşının Rubaiyyat’ı bulmak için içine girdiği İran siyasetini anlatmaktadır. 14. Turgut Özakman – Şu Çılgın Türkler Belgesel tarzında olan eser Turgut Özakman tarafından yazılmıştır. Kitap 2005 yılında yayımlanmış ve satış rekorları kırmıştır. Şu Çılgın Türkler, Türklerin mücadelesini vermiş oldukları İstiklal Savaşı üzerine yazılan gerçek bir destandır. Kitabı okurken bazen duygu seline kapılacak, bazen de ecdadınız ile gururlandığınızı hissedeceksiniz. Vatanımızın nasıl kazanıldığını anlatan eseri mutlaka okumanızı tavsiye ederiz. 15. Mustafa Kemal Atatürk – Nutuk En iyi tarih kitapları listemizde şimdi ise Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından bizlere bırakılan Nutuk yer almaktadır. Tüm Türkün kesinlikle okuması gereken kitap, bizlere bırakılmış büyük bir miras değerindedir. Nutuk kitabında fazlası ile mektup, günlük ve belgeseller yer almaktadır. Kurtuluş Savaşının, cumhuriyetin kuruluş sürecinin anlatıldığı eser ayrıca siyaset ve politika kitabı kategorisine de girmektedir. 16. Halil İnalcık – Atatürk ve Demokratik Türkiye Türk tarih profesörü Halil İnalcık, kalemine almış olduğu eseri Atatürk ve Demokratik Türkiye adlı eserinde Atatürk dönemini ve bu dönemde modernleşen Türk dünyasını anlatmıştır. Türk tarihini dünya tarihçiliğine kabul ettiren İnalcık, eseri Atatürk ve Demokratik Türkiye ile çok satanlar listesinde ilk sıralarda yerini korumuştur. Türkiye’nin sorunlarını daha net anlayabildiğiniz bu eserde yazar İnalcık, cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk ile devrimlerin kaynağını Atatürk ve Demokratik Türkiye adlı eserin öğreneceksiniz. 17. Yuval Noah Harari – 21. Yüzyıl İçin 21 Ders Yuval Noah Harari'nin kitabı 21. Yüzyıl İçin 21 Ders içinde bulunmuş olduğumuz yüzyılın ekonomik ve teknolojik kırılmalarını ele almaktadır. Ayrıca 21. yüzyılda yaşanan sorunları ile başetmek için elzem sorularıda tartışmaya açmaktadır. 18. Şevket Süreyya Aydemir – Tek Adam Şevket Süreyya Aydemir’in hazırlamış olduğu eser, çoğu tarihçinin ortak görüşüdür ve Mustafa Kemal Atatürk hakkında hazırlanmış en iyi biyografi niteliği taşımaktadır. 19. İbrahim Kafesoğlu – Türk Milli Kültürü Kitap 1977 yılından bu yana 36. Basımını gerçekleştirmiş, eskimeyen bir eser olmuştur. İslam Öncesi Türk Tarihinin temele oturtulduğu eserde, Türk siyasi tarihinin yanı sıra, gelenek, görenek ve devlet teşkilatı çok iyi bir şekilde anlatılmıştır. 20. Ahmet Taşagil – Kök Tengri’nin Çocukları Eser İslam Öncesi Türk Tarihi alanındaki sayılı uzmanlardan biri olan Ahmet Taşagil tarafından, Çin kaynaklarından yararlanılarak kaleme alınmıştır. Kök Tengrinin Çocukları kitabında Göktürkler, Hunlar, Uygurlar ve Avrupa Hunlarının dışında birçok küçük Türk kavmi de anlatılmaktadır. 21. Halil İnalcık – Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ Türkiye’nin en önemli tarihçilerinden biri olan Prof. Dr. Halil İnalcık kitabı, ilk olarak The Ottoman Empire The Classical Age adı ile İngilizce yayımlanmıştır. Dünya genelinde ün kazanan bu kitap daha sonra Türkçeye kazandırılmış bir eserdir. 22. Semavi Eyice – İstanbul'un Yaşayan Efsanesi İstanbul’u ve tarihini anlatan eseri tüm İstanbulluların okuması gerektiğini düşünüyoruz. İstanbul’un tarihini merak eden herkesin hoşuna gidecek bir eser olma özelliği taşımaktadır. 23. Erhan Aydın – Orhon Yazıtları Orhon Yazıtları kitabında Türk tarihinin en eski yazılı kaynakları olan Orhon yazıtları hakkında merak edilen her şey ve yazıtların çevirileri yer almaktadır. 24. Carter V. Findley- Modern Türkiye Tarihi Yale ve Harvard üniversitelerinde okumuş olan ABD’li tarihçi Carter V. Findley tarafından kaleme alınan eser Türkiye tarihine farklı bir bakış açısı kazandırmıştır. 25. Feridun M. Emecen – Yavuz Sultan Selim Kitapta hakkında birçok söylenti duyulan, harika padişah Yavuz Sultan Selim ile ilgili düzenli ve doğru bilgileri bir arada bulabileceğiniz bir eserdir. 26. Erdoğan Merçil – Müslüman Türk Devletleri Tarihi Kitapta Karahanlılar, Selçuklular, Harezmşahlar, Anadolu Beylikleri ve Babüller gibi ilk Müslüman Türk teşkilatlarının tarihleri kısaca anlatılmıştır. Merak eden okuyucuların keyifle okuyacakları bir eser olma özelliği taşımaktadır. 27. Kemalettin Köroğlu – Eski Mezopotamya Tarihi Eski doğu uygarlıkları olan Sümer, Akkad, Babil, Assur, Urartu, Hurri-Mitanni, tarihleri, herkesin sıkılmadan okuyacağı bir biçimde anlatılmaktadır. Firuzan Kınal’ın da aynı isimli bir kitabı bulunmaktadır. Ancak eski bir kitap olduğundan günümüzde basımı yapılmamaktadır. 28. Ali Satan – 100 Soruda Çanakkale Muharebeleri Zekeriya Kurşun ve Ali Satan tarafından kaleme alınan eserin okunması ve anlanması kolay olmasının yanı sıra doğru bilgiler sağlayacak bir kitap olarak da en çok okunan tarih kitapları arasında yer almayı başarmıştır. 29. Osman Turan – Selçuklular Tarihi ve Türk - İslam Medeniyeti Selçuklular tarihi ve Türk tarihini, İslam Medeniyeti'ni anlatan en iyi kitaplar arasında yer almaktadır. Sonradan yapılan tüm incelemeler ve yazılara metod ve muhteva olarak kaynaklık etmiş bir baş eser olarak bilinmektedir. 30. Oğuz Tekin – Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş Son olarak Oğuz Tekin’in kaleme almış olduğu Eski Yunan ve Roma Tarihine Giriş kitabını önermekteyiz. Kitap, Arif Müfid Mansel’in kitabından farklı olarak, Roma tarihini de ana hatları ile birlikte anlatmaktadır. 147 Görüntülenme Kitap Hakkında "Titanic'te Rubaiyat! Doğu'nun çiçeği Batı'nın çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!" Amin Maalouf, "Afrikalı Leo"dan YKY, 1993 sonra bu kez Doğu'ya, İran'a bakıyor. Ömer Hayyam'ın Rubaiyat'ının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyam'ın Semerkant'ında başlayan ve 1912'de Atlantik'te bitmeyen bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran'ın tarihinin de okunuşunun öyküsü / tarihi...Sayfa Sayısı 256Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Yapı Kredi Yayınları Yayına Hazırlayan Selahattin Özpalabıyıklar Çeviren Ali Berktay İlk Baskı Yılı 2001 Sayfa Sayısı 256 Dil Türkçe Daha fazla göster İnceleme Yazın İnceleme yazabilmek için üye olmanız gerekmektedir İnceleme yazabilmek için üye olmanız gerekmektedir Alıntı Yazın Alıntı yazabilmek için üye olmanız gerekmektedir Lütfen üye girişi yapınız. Lütfen üye girişi yapınız.

semerkant kitabı ile ilgili incelemeler